Pizza Tarifi

Ekim 29th, 2008

 

Bugün sizlere pizza tarifini anlatacagım pizza benim en çok sevdigim hamurişidir.

Gerekli Malzemeler

4 adet yufka
2 adet yumurta
1 çay bardağı sıvı yağ
1 çay bardağı süt
3 adet domates
Tuz
Kekik
Sosis
Sucuk
Salam
Kaşar peyniri

Pizza Yapılışı

4 yufkayı üstüste koy. Diğer yandan iki yumurta, bir çay bardağı sıvı yağ, bir çay bardağı sütü karıştırın ve yufkaların üstüne dökün. 3 domatesi rendeleyip içine biraz tuz ve kekik ilave edin. Bunu da yufkaların üstüne dökün. Sosis, sucuk ve salamı ince ince(küçük küçük) doğrayarak yufkaların üstüne yerleştirin ve en üstüne kaşarı rendeleyerek fırınlayın.Ve sonuç misss gibi kokan bir pizza afiyet olsun

Selülit

Ekim 27th, 2008

       
Bayanların portakal görüntüsündeki kabusu;

Selülit hormonların kadınlara oynadığı kötü bir oyun gibi… Ama uzmanlar mutlak bir çözüm için arayışlarını sürdürüyorlar. Elimizde olan ve olmayan nedenlere bağlı olan selülitin görünüşü ancak radikal çözümlerle kurtarılabiliyor. Selülitin gelişmesini frenlemek için yapılacak şey ise, erken davranmak, hareketli olmak, sağlıklı yaşamak ve dengeli beslenmek…
Genelde uyluğun üst kısmında, bilek ve dizin iç kısımlarında, kaba et ve baldırların arka kısımlarında ve üst bacağın dış yanlarına yerleşerek bacak güzelliğini bozan selülit, tüm sağlık sorunları gibi erken teşhis edildiğinde frenlenmesi mümkün bir sağlık sorunudur. Erken teşhisi kendimiz de yapabiliriz: Oturmuş ve bacaklarımızı uzatmış pozisyondayken cilt iki parmak arasında kıstırıldığında yüzeyde portakal kabuğu gibi girinti ve çıkıntılar oluşuyorsa, bu engebeli arazi selülitin göstergesidir.

Tıbbi olarak selülit üç özellik gösterir:

        Dayanıklı hale gelmiş bölmeli bir konjonktif yapı, buna selülitik doku deniyor.

        Su molekülleri ve tuz molekülleri.

       Selülitik doku içinde hapsolmuş yağ hücreleri, adipositler…

ANA NEDENLER

Gerçi yağ hücrelerinden söz ediyoruz ama, burada şişmanlamaya yol açan fazla kilo olayından farklı bir olayla karşı karşıyayız. Selülit fazla miktarda yağ hücreleri olduğunu gösterir. Ancak bu hücreler iyice semirmiştir. Ayrıca hücreler arası her türlü değişimi engelleyen konjonktif doku kafesinde hapsolmuş, kullanılamaz durumdadır. Şişmanlıkta kişi çok yağlanmıştır ama, düşük kalorili beslenme sonunda yağları kullanılıp bedende eşit bir incelme gerçekleştirilir. Ne var ki selülitli bölgelerdeki sıkışmış yağ kullanılamadığı için bu bölgelerde bir değişiklik görülmez. Yani, selülit bütün zayıflama rejimlerine inatla karşı koyar.

İnsan selülitle doğmaz, genelde erişkin yaşlarda selülit ortaya çıkar. Bu da selülitin hormonal olgulara bağlı olduğunu gösterir. Hormonal düzensizlikler, folikülin hormonu,selüliti yaratan olgular. Östrojenin fazlalığı bir bakıma selüliti tetikler. Bu nedenle menopoz sonrası selülitte zayıflama görülür. Çünkü o zaman organizmada progesteron östrojenin yerini alır.

Selülit kalıtımla ilgili olarak da ortaya çıkabilir. Zira genetik yapımızda yağların nasıl gelişeceği kodlarla önceden belirlenmiştir. Hem anne, hem baba tarafında yağ fazlalığına ilişkin sorun varsa kız çocuğun ilk ergenlik belirtilerinden itibaren, daha sonra da hayatının değiik evrelerinde (gelişim çağı, hamilelik, menopoz) izlenmesi gerekir.

Dolaşım bozukluğu da bir nedendir. Zira selülit ve damar yetmezliği birbirine paralel gider. Zira selülit damarları sarar ve sıkıştırır. BU durum kandolaşımını zorlaştırır ve varişler meydana getirir.

Selülitin ikinci derecede nedenleri: Bunlar çoğu zaman bizim hatalarımızdan kaynaklanan nedenlerdir ve şöyle sıralayabiliriz: Hareketsizlik, stres, kabızlık, dengesiz beslenme…

SELÜLİTİN BAŞLADIĞI DÖNEML
        Ergenlik dönemi: Selülit ovüllerinin belirmesi, cinsel değişimle birlikte ortaya çıkar.

        Hamilelik dönemi: Bu dönemde anne vücudunda boş kalmış çok sayıda folikülin hormonu birikir ve selülit oluşumuna zemin hazırlar.

        Menopqoz öncesi: Hormonal durumdan dolayı zaten var olan selülit daha da artarak yerleşir.

KESİN ÇÖZÜM

Selülit vücut bakımlarının ana malzemesididr. Gerçekten de çok başında yakalanan bir selülit doku, nedeni anlaşıldıktan sonra, kişi sağlıklı yaşamaya yönlendirildiğinde profesyonel enstitü uygulamalarıyla dolaşım hızlandırılıp yağ dokularının kana karışımı sağlanırsa en azından ilerlemesi durdurulmuş olur. Sadece vücut bakımları da yetmez. Dengeli beslenme, stresten uzak hareketli bir yaşam, bol su ve yeterli uyku ile sinir sağlığını da koruyarak selülitlerin gelişmesini durdurmak mümkündür.

Ancak tamamen ortadan kaldırmanın tek bir yolu vardır; o da cerrahi yöntemlerdir. Yağ emme ameliyatlarında ileri teknoloji ürünü aletler ve deneyimli bir cerahın eli ile yağ dokusunun önemli bölümü alınarak selülitli bölgelerdeki portakal görüntüsü ortadan kaldırılıyor.

Liposhaping Plus cihazı, gıdık, kalça, baldır, bacak arkası, diz arkası ve bel gibi bölgesel yağ dokularını etkili ve başarılı bir uygulamayla gideriyor. İnce kanüllerle yağ çekildiği, lokal anestezi altında sadece sorunlu bölgelere uygulandığı için liposuction a oranla daha zahmetsiz ve güvenli.

Lipo Shaping  in diğer yöntemlerden en önemli farkı yağlar alınırken vücudun eski yöntemden çok daha az zarar görmesi nedeniyle kanama ve enfeksiyon olmaması, iyileşmenin çok daha hızlı olması, kişinin hemen normal yaşamına dönebilmesi, emboli riskinin bulunmaması ve en önemlisi yağların çok ince kanüllerle eşit ve rahat biçimde alınmasıyla son derece doğal ve estetik sonuçlar alınabilmesi.

Cilt temizliğinde dikkat edilmesi gereken noktalar

Ekim 27th, 2008

 

Cilt temizliği;Kimilerine göre günlük cilt temizliğinin ille de yapılması sadece makyaj yapanlar için geçerli bir koşuldur. Oysa; cilt temizliği, makyaj temizlenmesiyle karıştırılmamalıdır. Hiç makyaj yapılmasa bile cildinizin günlük temizliğe ihtiyacı vardır. Üstelik makyaj, bazı koşullarda cildimizin maruz kaldığı çevre kirlerine karşı kalkan görevi de görür. Genç yaşlarda cilt temizliğinin ayrıca önemi var; kirlerle tıkanmış yağlı bir cilt akne ve gözeneklere davetiye çıkarır. Akneler izbırakır, açılmış gözenekler ise uzun zaman sıkıştırılamaz, zamanla daha da belirginleşirler. Yaşlandıkça temizliğin önemi farklılaşır; kirlerin birikmesi cildin solgunluğuna ve serbest radikallerin atılımına engel teşkil eder.

Cilt kirliliğine yol açan nedenler:

Cildin kendisinden kaynaklanan doğal nedenler: ter gibi, yağ salgılanması gibi… Çevreden kaynaklanan nedenler: Hava kirliliği, çeşitli gazlar, sigara dumanı, toz toprak vs… Kullandığımız kozmetiklerin artığı (makyaj kalıntıları vs.) Kirlenme etkileri: Cildin yüzeyinde: Kirlerin birikmesi sonucunda cilt sağlıklı nefes alamaz, bu da cildin su ve gaz değişimini engeller. Cildin en üst tabakası olan epiderma yeterince koruyucu görevini yerine getiremez. Cildin alt tabakalarında: Cilt yüzeyinde biriken kirler güneşin UV ışınları etkisiyle okside olarak serbest radikallerin ve toksinlerin ciltten dışarı atılımını engellerler. Üstelik derinlere giren toksinler cildin üst yüzeyine yayılarak hücre fonksiyonlarını da bozarlar. İşte bu nedenle cildin düzenli olarak kirlerden arındırılarak temizlenmesi gerekir. Bu temizlik sayesinde cilt rahat nefes alacak, tıkanıklık olmayacağı için cilt pürüzsüz ve sağlıklı görünecektir.

TEMİZLİK YÖNTEMLERİ

Her cildin sevdiği ürünler farklıdır. Hatta bazen yağlı bir cildin temizlik maddesi olarak krem dokularını, kuru bir cildin ise ille de suyu sevdiğine tanık olabiliriz. Bu durumda, cildi yııpratmadan istediği ve sevdiği temizliği yapmakta yarar var.

Cilt temizliğinin ilk adımı, temizleyici süt veya krem ile kirleri yumuşatıp yerinden kopararak bir pamukla almaktır. Ardından temizleyicinin kalıntıları da bir tonik veya losyonla silinerek temizlenir. Tonik veya losyonun sıkıştırıcı, nemlendirici ve ferahlatıcı etkisiyle cilt rahatlayıp sonraki bakım malzemelerine hazırlanır.

Nasıl temizlik yapacaksınız?..

Öncelikle makyaj yapanın da, yapmayanın da düzenli ve sağlıklı bir şekilde cilt temizliğini yapması gerektiğine inanalım. Cilt temizliği iyi bir cilt bakımı için de çok önemlidir. Gözenekleri açılmış bir cilt bakım ürünlerinin aktif maddelerinden daha iyi yararlanır. Cildinizin türüne göre sabah ve akşam temizliği yapılmalıdır. Bu sınıflandırma firmalar tarafından karma/yağlı ciltler, normal/karma ciltler; normal/kuru ciltler, kuru/hassas ciltler gibi genellenerek ayrılır. Genel olarak; cilt akşamları süt ve tonikle; sabahları ise, suyu seviyorsanız suyla kullanılan bir temizlik ürünü, tonik ve nemlendirici ile yapılmalıdır.

SU tercihiniz değilse, özellikle kuru ciltler için süt veya krem, yumuşak bir tonik ve nemlendirici üçlüsü idealdir. Yaz aylarında yüzünüzü yıkayarak cilt temizliği yapılmasında hiçbir sakınca yok, hatta yararı bile var. Ancak kış aylarında ille de su istiyorsanız, yüzünüzü mutlaka yumuşak bir ürünle yıkayıp, gündüz kremi sürerek dışardaki soğuk ile içerdeki kuru sıcak havaya karşı korumalısınız. Cilt yapısına aykırı düşen bir tercihiniz varsa, uzmanınıza danışın. Belki cildinizi sağlığı için cildinizi alışık olmadığı yeni ve onun için daha sağlıklı olacak bir temizliğe alıştırmanız gerekecektir. Neden tonik: Gözenekleri sıkıştırmak, nemlendirmek, canlandırmak, kullanılan ürününün artıklarını temizlemek, serinletmek ve ışıltı katmak için gereklidir.

Zayıflamayı Kolaylaştıran Faktörler

Ekim 27th, 2008

Çoğu  insan zayıflamak istediği zaman çevresinde gördüğü kişilerin nasıl zayıfladığını merak eder ve onun uyguladığı yöntemi kendisinde dener.kendisinde de aynı değşimin olacağını sanar halbuki ;Sağlıklı zayıflamak için diyette yeterli ve dengeli beslenmek çok önemli rol oynar. Zayıflamaya çalışırken bilinçli ve düzenli bir egzersiz programı uygulamak da şarttır.

Zayıflama programımızın başarılı olmasında, yeterli ve dengeli beslenme, bilinçli ve düzenli egzersiz yapabilme dışında başka bir takım olumlu ve olumsuz etkenler rol oynar. Olumlu etkenler şunlardır:

Amacımız zayıflamaksa, aynı besin grubundan, kalorileri daha az olanları tercih edin. Böylece, besinin termik etkisinde hızlı bir artış olur. Bu ise fazladan kalori harcamanızı sağlar.

    *
      Her sabah aç karnına bir bardak su için. Böylece iştahınız biraz bastırılır ve sindiriminiz kolaylaşır.
    *
      Sabah, öğlen ve akşam öğünlerinizi hep aynı saatlerde yiyin. Bu daha çabuk kilo vermenizi sağlar.
    *
      Az etli, çok az yağlı her türlü sebze yemekleri, en az kalori içeren sağlıklı besinlerdir. Çok posa içerdiğinden kabızlığı önler. Örneğin; taze sebzelerle hazırlanan zeytinyağlı sebzelerin porsiyonu 400-600 kalori, yağsız hazırlandığında ise 50-100 kalori arasındadır.

Öğün atlamayın

    *
      Akşam yemeğinizi saat 20.00 den önce yiyin. Bu saatten sonra bir şey yemek istediginizde tercihiniz yoğurt, meyve veya süt olmalıdır.
    *
      Masaya oturduğunuzda önünüze konulan her yemeği çabucak yemeğin. Küçük lokmalar halinde iyice çiğneyerek yediğinizde, daha az yemekle doyarsınız. Yemek yerken başka bir şeyle meşgul olmayın. Örneğin televizyon izlemeyin, gazete ve kitap okumayın. Çünkü fazla yediğinizin farkında olmazsınız.  
    *
      Yaşınıza, fiziksel aktivitenize ve becerinize göre egzersiz seçip, her gün düzenli olarak yapın. Ama bu egzersizi sevin.

Aç karnına egzersiz yapın

    *
      Egzersizleri sabah aç karnına yapın, böylece serbest yağ asitleri çok daha fazla çözülür ve daha kolay kilo verirsiniz.
    *
      Yaş ilerledikçe bazal metabolizma yavaşlayıp aktif hücreler azalmaya başlar. Bunları önlemek için, düzenli fiziksel aktiviteler yapmalısınız. Çünkü egzersiz metabolizmayı normal seviyede tutmaya yarar. Yağsız vücut kitlesini de arttırarak bazal metabolizmayı yükseltip enerji sarfını çoğaltır.
    *
      Egzersiz yaparak kendinize olan güveninizi artırabilirsiniz. Düzenli yapılan aerobik kapsamlı egzersizlerde kaslar, karbonhidratlardan çok yağları kullanmaya başlar. Böylece kan insülin düzeyi düşer, insülin de kan şekerini düşürür. Bu da açlık hissini azaltır. Egzersizin bir yararı da HDL (iyi kolesterol) oranını ve maksimum oksijen tüketim hızını yükseltmesidir.
    *
      Yüksek tempolu, nefes nefese bırakan egzersizlerden kaçının. Orta şiddette yapacağınız egzersizlerle, kanda serbest yağ asidinde üç kat, kaslardan geçen kanda ise on kattan fazla artış olur. Sonuçta kasın kendisinden geçen kandan çekip aldığı serbest yağ asidi de artar.
    *
      Eğer çok şişmansanız, önce sırt ve karın kaslarını kuvvetlendirilmeli omurganızı sağlam tutabilen bu kasları geliştirmelisiniz. Bacak, kol ve omuz kaslarınızı geliştirmeyi en sona bırakmalısınız. Esnetme ve gerdirme çalışmalarını da egzersizlerin önüne ve sonuna yerleştirmelisiniz.

Tempolu yürüyün

    *
      Bir kilo yağ dokusunun kaybı için 7 bin kalorilik enerji harcanması gerekiyor. Bunedenle egzersizle yetinmemelisiniz, düzenli fiziksel aktiviteler de yapmalısınız.
    *
      Yürüyüşlerinizde tempoyu yavaş yavaş artırın. Saniyede bir adım atarsanız dakikada 2-6 kalori, iki alım atarsanız dakikada 5-7 kalori harcarsınız. Bu da yılda size 5-6 kilo kaybettirecektir.
    *
      Kalçalarınız ve uyluğunuz için uygun egzersizler, yavaş tempolu koşu, yüzme, paten, engebeli arazilerde yürüyüş, tırmanma ve iniş olmalıdır. Ayrıca gün boyu yürürken, otururken, kalça kaslarını en az 30 kez kasıp gevşetin. Göbeğiniz sarkmış ise, karnınızı devamlı içeri ve yukarı çekin

 

Alternatif zayıflama teknikleri

Ekim 26th, 2008

 

Diyet yaparken açlık hissetmemek için ya da diyet yapmadan zayıflamak için kullanılan yöntemler…

Akupunktur
Bilinen en eski tedavi yöntemlerinden olan akupunktur Çin’de tam 5000 yıldır uygulanmasına rağmen zayıflama yöntemi olarak benimsenmesi 20yy. rastlıyor. Ülkemizde bu yöntemle kilo verdiren birçok hekim var. Bunlardan biri de 1994 yılından bu yana Kudekas isimli akupunktur yöntemini uygulayan iç hastalıkları uzmanı Dr. Gürkan Kubilay. İnsanların kilo almalarının en büyük nedenini aldıkları kaloriyle harcadıkları kalori arasında denge kuramamasına bağlayan Kubilay, “Eğer ortalama bir yeme düzeni yoksa, arada sırada yapılan katı rejimlerin kişiyi kandırmaktan öteye gidemediğini, bir süre sonra da metebolizma iyice yavaşladığından az yense bile kilo verilemiyeceğini söylüyor ve ekliyor: “Biz sistemimizle sadece kilo verdirmeyi değil, aynı zamanda doğru beslenme alışkanlığının sağlanmasını amaçlıyoruz.”
Nasıl uygulanıyor?

Akupunturun kilo kaybetmedeki en önemli amacı kendi başına yapıldığında zor olan bir şeyi kolay hale getirmek. İşte bu aşamada stres, halsizlik, yorgunluk gibi rejimin getirdiği zorluklar ortadan kalkıyor. Böylece vücutta açlığa kolayca tahammül etme sistemi kuruluyor. Bu etki de mide noktası olarak bilinen kulağa takılan manyetik iğnelerle sağlanıyor. Bu iğneler sayesinde zaman zaman açlık duyulsa da çok az yenerek açlık hissi tamamen bastırılabiliyor.

Ayuveda
Son yılların gözde zayıflama yöntemlerinden biri de Ayuveda. 5000 yıllık doğal sağlık sistemi Ayuveda’nın temel tedavisi olan Panca-Karma yöntemi ise damak tadından ödün vermek istemeyenlerin imdadına yetişiyor.

Nasıl uygulanıyor?
Panca-Karma sisteminin uygulanışı diğer alternatif zayıflama yöntemlerine göre biraz daha mistik. Yağla yapılan masajlar, buhar banyoları ve bitkisel terapiler tedavinin ana başılıklarını oluşturuyor.

Hastalar tedaviye önce beş gün kadar evde kendilerini hazırlayarak başlıyorlar. Daha sonraysa iki haftalık özel kür uygulanıyor. Günde üç saat yapılan buhar tedavileri, özel yağlarla yapılan masaj, vücuda uygulanan yağ akımları gibi tekniklerle toksinler, sindirim kanallarında toplanıyor ve dışarı atılıyor. Bu teknikler aynı zamanda kişinin vücut tipine uygun diyetlerle de destekleniyor. Her öğünde en fazla iki avuç yemeğin verildiği diyetler Ayuverda’nın üç beden tipi olan Kapha, Vata ve Pitta’ya göre düzenleniyor.

Buna göre Kapha beden tipine sahip olanlar, şişmanlığa en eğilimli grup kabul edilirken Vatta tipi mensupları ince yapılı olmalarıyla tanınıyor. Pitta tipi ise balık etli ve açlığa tahammülü zayıf kişiler olarak biliniyor.

Hipnoz
“Bu da nereden çıktı” demeyin. Eski çağlardan bu yana en etkili tedavi yöntemlerinden biri olan hipnoz, son yıllarda fazla kilolarından kurtulmak isteyenler için de kullanılıyor. Zira uzmanlar zayıflamanın da kilo almanın da beyinde başlayıp beyinde bittiği görüşündeler. Yani onlara göre asıl doyması gereken yerimiz midemiz değil beynimiz!

Nasıl uygulanıyor?
Bir kişinin hipnozla kilo kaybetmesinin en önemli şartı, zayıflamayı gerçekten istemesi ve hipnoza tepki vermesi. Aksi takdirde bu yöntem başarılı olamıyor. Bu gerçekleşktikten sonra verilmek istenen kiloya bağlı olarak tedavinin süresi belirlenerek seanslara başlanıyor.
Hasta seans süresince üç aşamadan geçiyor. İlk bölüm “gevşeme”, ikincisi “telkin” ve üçüncüsü ise “bilinçaltının etkilenmesi”. Tedavinin özü işte bu üçüncü aşamada gizli. Bilinçaltı etkilenerek organizmanın kilo almaya neden olan besinlere tepki vermesi sağlanıyor. Örneğin seans sonrasında çikolata gibi yüksek kalorili yiyecekler yenildiğinde mide bulantısı başlıyor ve doğal olarak hasta bu yiyecekleri yiyemiyor.
Tedavi verilmek istenen kiloya ve metobolizmasına bağlı olarak 2-5 ay arasında değişiyor.

İbrahim Saraçoglu Astım İçin Kürü

Ekim 25th, 2008

 

Astım ve alerjik astıma karşı uygulanacak olan bitkisel kür "Bitkisel Sağlık Rehberi" adlı kitabımda detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Uygulanacak olan keçiboynuzu kürü (harnup kürü) için gerekli olan keçiboynuzu (harnup) pazarlarda veya aktarlarda satılmaktadır. Çok ucuza temin edebilirsiniz. Satın alacağınız harnupların koyu kahve renkli olmasına özen gösteriniz. Açık kahve renkli keçiboynuzlarının etkisi çok azdır.

Kür: Genel nefes darlığı, alerjik nefes darlığı ve soğuk alerjisi durumunda
Orta büyüklükteki keçiboynuzundan 6-7 tanesini önce soğuk su altında yıkayınız. Daha sonra bunları küçük küçük (3-4 cm uzunluğunda) kırarak, kaynamakta olan yarım litreye yakın suyun içine atınız. Hafif ateşte 7-8 dakika kaynatınız. Soğu- duktan sonra süzerek suyunu cam şişeye doldurunuz. Buzdolabında en fazla üç gün bekletebilirsiniz.
 
Hergün sabah kahvaltı arasında ve akşam yemeğinden önce bir  çay bardağı içilir. Yaklaşık yarım litre olarak hazırladığınız keçiboynuzu suyu üç gün buzdolabında bozulmadan korunabilir. Her üç günde bir, taze olarak hazırlamanız gerekecektir. Hiç ara vermeden 20 gün uygulayınız. Yirmi gün tamamlandıktan sonra aynı şekilde hiç ara vermeden 15 gün devam ediniz. Onbeş günlük kürü uygularken bir çay bardağı içerisine bir küçük çay kaşığı bal ilave edip karıştırınız,  sabah kahvaltınız arasında ve akşam yemeğinden önce birer çay bardağı içiniz. Keçiboynuzu kürünü uygularken sabah kahvaltınızda ayrıca bal tüketmeyiniz.
 
Dikkat: 5 ile 12 yaş arasındaki çocuklarda nefes darlığı veya allerjiye bağlı nefes darlığı söz konusu ise, bu taktirde uygulama 1’ e göre sadece bir çay bardağı sabah kahvaltısı arasında içilecektir. Akşam yemeklerinde içilmeyecektir
.
Dikkat: Bu kürü uygularken kahvaltıda ayrıca bal tüketmeyiniz. Daha güçlü olur diye bir çay kaşığından daha fazla bal ilave etmeyiniz.

Not: Bu amaçla pekmezi veya öğütülmüşü uygun değildir. Etkisi çok azdır.

Not: Hekim kontrol ve önerilerini ihmal etmeyiniz.

İbrahim Saraçoglu Adet Sancıları İçin Kürü

Ekim 25th, 2008

 

Bu tedavi için kullanılacak bitki "civanperçemi"dir. "BİTKİLER" menüsünden fotoğrafına bakınız.

 

Kür: Bayanların sancılı geçen adet dönemlerine karşı

Regl döneminin başlamasına üç gün kala uygulamaya başlanır ve bitimine kadar devam edilir. Bir tutam civanperçemi (yaklaşık beş gram) yarım litre kaynamakta olan suyun içine atılır. Ağzı kapalı olarak hafif (kısık) ateşte 3 dakika demlenir. Soğuduktan sonra süzülür. Regl döneminin başlamasına üç gün kala hergün sabah ve akşam bir su bardağı içilir. Hergün taze olarak hazırlanır. Reglinin bitimine kadar devam edilir. Bu kür her regl döneminde beş-altı ay uygulanır.

 

Adet sancıları çok şiddetli ise, bu taktirde adet başlamadan bir hafta önce kür uygulama

İbrahim Saraçoglu Adet düzensizligi

Ekim 25th, 2008

Adet düzensizliğine karşı önermiş olduğum destekleyici bitkisel kür Arslanpençesi (Alchemilla vulgaris) ile Achillie millefolium bitki türlerinin karışım kürüdür. Bu bitkinin kullanım süresi yaklaşık 1.5 aydır. Bir kürlük miktar 1.5 ay kullanılır ve yaklaşık 75 g dır.

İbrahim saraçoğlu Romatizma için ısırgan kürü

Ekim 25th, 2008

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun iltihaplı romatizma için ısırgan otu kürü

Romatoid artirit olarak adlandırılan ve “iltihaplı eklem romatizması” olarak da bilinen romatizma rahatsızlıklarına karşı Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu bitkisel kür önermekte.

Bu bitkisel kürün herhangi bir yan tesiri yok. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun önermiş olduğu iltihaplı romatizma kürü, perfore edilmiş kiraz sapı ile doğru zamanda toplanmış ve perfore ısırganın bir türü ile hazırlanıyor.

Romatizma ağrılarının giderilmesinde ağrı kesiciler kullanmak sadece semptomatik bir tedavidir. Yani sadece ağrıyı ortadan kaldırıcı etki gösterirler.

Kullanılan ilaçlar ile romatizma ortadan kalkmamaktadır, yani ilaç kullanmak kesin bir tedavi şekli değildir. Sadece, romatizma hastalığı ile ilgili şikayetlerini geçici olarak ortadan kaldırmaktadır. Romatizma hastaları ilaçlarını kullandıkları sürece şikayet yaşamamaktadırlar.

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun olduğu destekleyici bitkisel kür ise, romatoid artirit (iltihaplı eklem romatizması) rahatsızlığını hem tedavi etmekte hem de hastalığı tamamen ortadan kaldırmaktadır.

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun önerdiği destekleyici kürün kullanım süresi yaklaşık 2 ay sürüyor. Romatoid artirit hastalarının uygulamaya başladıkları bu bitkisel destekleyici kür, vücutta depolanarak 1.ci haftadan sonra etkisini yavaş yavaş göstermeye başlamaktadır. İkinci haftadan itibaren de tedavi etmeye başlamaktadır.

İbrahim saracın boy uzatma kürü

Ekim 25th, 2008

Boy uzatma kürü yaşları 12 ile 22 arasında olan gençler için geçerlidir. Boy uzatmanın yaşa göre uzatılabilme ortalaması aşağıdaki tabloda belirtilmiştir. Boy uzatmanın üst sınır yaşı 22 dir. Boy uzatma kürü 6 ay ile 2 yıl devam etmektedir.

Tablo: Boy uzatma kürü ile ortalama yaş dağılımı

Yaş aralığı Ortalama uzama [cm] 21 yaşa kadar
12 -  14 9 - 7
14 – 15 7 – 6
16 – 17 6 – 5
18 – 19 5 – 4
20 – 21 4 – 3
21 – 22 2 – 1

Boy uzatma kürünün uygulanmasında iki kural vardır. Birinci kural, haftada 2-3 kez çarşıdan sizin alacağınız bir gıdanın  (besin maddesinin) 15-20 gr lık porsiyonlar halinde tüketilmesi gerekmektedir. Bu besin bir balık türüdür. İkinci kural ise, hiçbir yan tesiri olmayan bitkisel bir çayın 6 ay boyunca haftada 1 kez demlenip içilmesi gerekmektedir.

Not: Önerilen besin maddesi ve bitkisel çay hormon içermemektedir.